Dünya İnsan Hakları günü ilçemizde 10 Aralık 2013 Salı günü saat 10:00 da Burhan Felek Çok Programlı Lisesinin hazırladığı kutlama programı dahilinde Halk Eğitim Müdürlüğü konferans salonunda kutlandı.

Açılış konuşmasının ardından öğrenciler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi maddelerini okudurlar. Günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapıldı. Öğrenciler tarafından şiir, şarkı okunmasıve slayt gösterisi ile devam eden kutlamada İlçe Müdürü İlyas TEKİN konuşma yaptı.

İlçemiz Kaymakamı Sayın Mustafa GÜLER yaptığı konuşmasında ;

İnsan Hakları Evrensel Bildirisinin Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu'nun Paris'te 10 Aralık 1948 yılında bundan 65 yıl önce yaptığı toplantıda devletler 'bireyin temel hak ve özgürlüklerini güvence altına alma' konusunda ortak karar vermişlerdir.

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi vazgeçilmez bir insanlık mutabakatıdır. İnsan Haklarının korunması ve hak ihlallerinin önlenmesi öncelikle devletlerin ve kuşkusuz her insanın en birinci görevidir.

Zaman içerisinde İnsan Hakları tüm ülkelerin en temel sorunu olmuştur. Bütün ülkeler, kuruluşlar ve bütün insanlar bu hakların korunması, benimsenmesi ve uygulanması için sorumluluk duygusunu toplumda tüm insanlarda yerleştirmek ve farkındalık yaratmak için 10 Aralık İnsan Hakları Günü'nü her yıl kutlamaktadır.

Ülkemiz Birleşmiş Milletler çerçevesinde oluşturulan 'Temel İnsan Hakları Sözleşmeleri'nin tümüne taraf olmuş, imza etmiştir.

Evrensel Beyannameden sonra İnsan Hakları ihlallerine yönelik evrensel ve bölgesel düzeyde bir çok sözleşme kabul edilmiş, bir çok mekanizma oluşturulmuş, hatta insanlık suçu işleyenleri yargılayacak mahkemeler kurulmuştur.

-Tarihin akışında-

Önceleri Birinci kuşak insan hakları - Klasik haklar - İnsanların vazgeçilmez, devredilmez haklarıdır. -Bireyin devlete karşı ve diğer insanlara karşı koruyan haklar, yaşama hakkı, mülkiyet hakkı, düşünce ve vicdan özgürlüğü, seyahat özgürlüğü, toplanma ve örgütlenme hakkı, ifade özgürlüğü, hukuk önünde eşitlik, vb. haklar çok ön plana çıkmıştır.

Daha sonra İkincil haklar gündeme gelmiş ve düzenlemeler yapılmış; Ekonomik, sosyal, kültürel hakların kazanımı özellikle Fransız Devrimi'nden sonra olmuştur. -Sosyal güvenlik hakkı, çalışma ve sendika hakkı, eğitim hakkı, grev ve toplu sözleşme hakkı, vb.

İnsanların ve toplumlarının son aşamada kazanılan hakları da Üçüncü kuşak haklardır. Bunlara dayanışma hakları da denilmektedir. Toplumsal yaşamın gerektirdiği haklardır. Bu hakların kazanımı için devletin müdahale etmemesi yetmez; düzenlemeler yapması, önlemler alması da gerekir. Bunlar;

-Çevre hakkı, barış hakkı, gelişme hakkı, insanların ortak malvarlığından yararlanma hakkı, vb.

Ülkemizde de son 10 yıl içerisinde insan hak ve hürriyetleri konusunda çok önemli düzenlemeler, reformlar yapılmıştır.

Önce hukuk, temel hak ve özgürlükler alanında değişiklikler, daha sonra insan haklarını koruyan ve geliştiren düzenlemeler yapılmış; bu amaçla ölüm cezası kaldırılmış; temel hak ve özgürlükler alanında düzenlemeler, ifade özgürlüğü, örgütlenme ve toplantı özgürlüğü, din ve vicdan özgürlüğü, yolsuzlukla mücadele kanunu gibi düzenlemeler yapılmış ve anayasa değişiklikleri yapılmıştır.

Bugün artık bireyler de Anayasa Mahkemesine başvuru hakkına kavuşmuştur. Böylece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gitmeden hak taleplerinin büyük bir kısmı çözülecek, devlet olarak ödediğimiz milyonlarca lira tazminatı artık ödemeyeceğiz.

Bugün devletimiz artık dünyada yaşanan insan hakkı ihlallerine de kayıtsız kalmamakta, mahsun ve mazlum insanların haklarını uluslar arası arenada savunmaktadır. Bu bağlamda komşumuz Suriye'de hayat hakları ihlal edilen 1 milyona yakın misafir edip haklarını korumak için uluslar arası arenada mücadele verilmektedir.

İnsan haklarının sadece devletle, oluşturulan hukuk düzeni ile korunup geliştirilmesi mümkün değildir.

İnsan haklarının koruyucusu, savunucusu olacak insanların çoğalması, sivil toplum kuruluşlarının olması ve bunların sadece kendi çıkarları için değil tüm toplumun çıkarları için mücadele etmesi, her türlü haksızlığa karşı onurlu ve dik durabilmesi ile mümkündür.

İnsan haklarının toplumda tam olarak yerleşebilmesi için sadece yasal düzenlemeler yetmez. Yasaların;

-Eksiksiz uygulanması,

-İnsan hakları bilincinin toplumda herkes tarafından tam olarak benimsenmesi,

-Başvuru mekanizmalarının kolay harekete geçirilebilmesi gerekir.

Ülkemizde hak arama bilincinin haklara saygılı olma prensibinin yaygınlaşması, hak ve hürriyetlerin dili, dini, ırkı, düşüncesi ne olursa olsun herkesin hakkı olduğuna inancının tüm dünyaya ve ülkemize hakim olması temennisiyle İnsan Hakları Günü kutlu olsun.